Sayfalar

27 Şubat 2010 Cumartesi

Seni bir saat ileri almışlar beni bir saat geri ((=


selamm eyy ahalii.!! :))) mutluyum ulannn hemde çok...




nassın inşallah? çok ara verdim biliyorum. sizinde çok bitarafınızda onuda biliyorum (: tam iki aydır o bar senin bu bar benim eğlencenin dibine vurmuş şekilde dolanıyorum. eğlence sektörüne vurdum sonunda. aşk sana göre değil kızım sen iyisimi vur kendini sokaklara belki bir kader arkadaşı bulursun kendine maksadıyla kendimizi dışarı attık. yok be güzelim kader olacak insanda hep birileri musallat olur illaki..



kaderin böylesi olmıycak işler beni bulur. 6 şubatta arkadaşlarla ( çoğunu tanımıyorum) :) bir organizasyon ayarladık. can dostum var bana birini ayarlıycak o akşam kafaya koymuş. kızım dedim çocuk piç değilse olmaz ben elektrik alamam. değil kuzu çok iyi biri dedi. olmaz o zaman o iş dedim kuzuya. illaki piç olacak ben piç seviyorum ve çekiyorum. birmilyon efendi bebeğin arasına tek bir piçi atsınlar kuran çarpsın mıknatıs gibi onu çeker bulurum :) vallahi okuyucu sıfır mübalağa var sözlerimde. çekiyorum yapcak bişey yok. neyse o gün 6 diken 3 çiçek salına salına gittik taksime mekana oturduk. bizi bebeyle karşı karşıya koydular adam cull kibar kibar takılıyor. sana gelmez kızım bu dedim. bende kırılıyorum o kibarlaştıkça ikinci rakıdan sonra özüme döndüm :)))) satarım anasını dedim can dostuma yaklaştım kuzu dedim bu tontoşla ben yapamam adam dediğin kodum mu oturtmalı. peki dedi kuzuda bana.



aradan yarım saat geçmedi sanki Allah sesimi duydu ( ses o mekanda duyulmaz ama). kapıdan biri girdi. bizim masaya geldi ben tabi leyla ama kendimdeyim yarım yamalak seçiyorum suratını. tokalaştık falan oturdu arkadaşının yanına. selamdan sonra kelam etmedik. bu arada ben 3. dubleyi devirdim kalktıp göbecik atıyoruz. saat bir hadi kalkalım dediler meğer bizim kanka bir organizasyon işi daha yapmış. kelamsızla arkadaşı dördümüz Etilere eğlenmeye, benim kafa binbeşyüz zonk zonk mekana gittik ulan dedim içimden kızım siyam burda yığılmazsan dahada sana bişey olmaz. ben dördüncünün dibine vurdum sonra başladık hoplamaya hobaaa.... :) saat üç ben açıldım ama hala hopluyorm sonra bir ara birbirimize sarılmış buldum kendimizi.. ulan dedim noluyo şimdi götürcek bebe bizi .yok ama bişey yapmadı. işin enteresanı adamda sıfır alkol kafası kıyak olan benim :D acaba dedim ben mi sarıldım? gittim kankanın yanına gördün mü dedim gördüm şoktayım çocuk sana sarıldı sen şişe kırmadın kafasında hayretle izliyorum size dedi. bende kendimi demeye kalmadı kolumdan biri çekti tekrar. bizim teke yorulmamış peki dedim hadi tekrar zıplamaya devam...



saat 4 gibi çıktık mekendan çorba içmeye gidelim dedik. benim başım yerlerde ve atlı süvariler üzerinden geçiyor. çorbacıya geldik başım ağrıyor ama kendimdeyim şükürler olsun. bana sorular soruyor bende makul mantıklı olabildiğimce cevaplar veriyorum. kakara kikiri muhabbetten sonra arabaya döndük bizi eve bırakacaklar. dediki bana ee ne zaman gelelim? pardınn ?? dedim. istemeye diyorum ne zaman gelelim.?? içimden bi siktir git diyorum. dışımdan çok erken tatlım beni bi tanı sonra zaten kararın değişecek. yok sen tarih ver falan kakara kukara eve bıraktılar bizi.



sabah kalktım başımda inanılmaz bir ağrı. kuzuya lütfen akşamın rüya olduğunu söyle bana... kuzu lütfen. :( yok tatlım gayet gerçekti bir ara öpüşürsünüz diye baktım ama olmadı bişey merak etme akşam o haldeyken bile kendini dizginledin yine. itiraf ediyorum çok istedim ama tam hamle edecekken olayın gidişhatını değiştirdim :) bende az piç değilim.



neyse aradan 2 gün geçti bir baktım face de dırırırımmm... istek var arkilik isteği.. ekledik telefonlaştık falan filan bir ara bir organizasyon yapalım dedi. piki dedim. siz ayarlayın bana haber verin. ok.mokey.. geçen hafta buluştuk çok güzel bir mekana götürdüler yedik içtik eğlendik. bu sefer film koptu tamam ulan dedim içimden öperse karşılık vericem 2.5 yıldır elime eykek eli deymedi bu sefer yapcam ulan ( bunları düşünürkende lütfen aşık olmim allahım lüften lüftenn ) diyorim :)))) güler misin ağlarmısın? biz kadınların doğasında var duygusallık belli etmemeye çalışsakta olmuyor. ilişkiye başlarken çok zeki başlayıp sonuna doğru deliriyoruz. kendimi bildiğimden dizgin üzerine dizgin vuruyorum beynime sürekli sinyaller yolluyorum :)) ruhumu bir araya sokarsam beni siddin sene toparlayamaz kimse çünkü karşı taraf piç ve ben piç seviyorum.. o akşam bir kaç ayrıntının dışında herşey çok güzeldi.


bu sıralar bana biraz kızgın. yapılacak bir şey yok. ikimizinde hissettikleri kaçınılmaz ama biz birbirimize uzun süre katlanamayız ikimizde arızayız ne yazıkki. öpüşen kankalar olarak kalalım seninle kurabiyem. umarım geçer bunlarda.


aşık değilim olabilirim olabilirim olabilirimmm.. :( yüzde elli sevme ihtimalim var bırakında artık içimde yaşiyim :))

12 Ocak 2010 Salı

ayalonn.. KOLTUĞUNA da BAYRAĞINA da SOKARLAR SENİNN...


Madem ki düşünce özgürlüğü var. ben bu özgürlüğü sonuna kadar kullanıp israil' e ve o suratının rabbiyesi olmayan pis yahudi Ayalon'a şunu söylüyorum. senin yerin kazıklı bir koltuk ayalon.


heyyy!! İsrail senin tarihin ne? ne zaman bağımsızlığın ilan edildi senin? burda senin diyorum okuyucu çünkü; onlar ülkeleriyle bir bütün olmuşlar, Türkler gibi azınlıkları kabul eden bir toplum olamamışlar. ezik çünkü bu insancıklar. 1917 de ingilizlerin bunlara yüz vermesiyle başlamış ve 1948 yılında bağımsızlığı tanınmış bu devletin.


Heyy!! İsrail sen OSMANLI DEVLETİNİN tarihini hiç okudun mu?bak bakim kaç bin yıllık tarihimiz var. OSMANLI DEVLETİ 1299 diyorum size. ondan öncesini sen bir araştır iyice. şimdi sen dersinki Bizim soyumuz HZ. Davut'a HZ.Musa'ya dayanıyor. sen bizim peygamberimizi kabul etmedin ama bak birazdaha ezil karşımızda onlar bizlerin de Peygamberleri. senin şu vaziyetini Davut ve Musa görseler seni helak için Rabbine Yalvarırlar..


son kez sana Heyyy!!! ayrıca Hööstt!! diyorum israil; sen OSMANLI DEVLETİN'DEN TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NE kadar iyice bir araştırma yap. Devletlerin Elçilerine nasıl davranılır bir öğren. bizler ne kadar ASİL bir MİLLETİZ bunuda o koltuk küçültmekle büyük bir iş yaptım sandığın küçük aklına iyice sok...














29 Aralık 2009 Salı

Anlatılmaz Ama Ordadır Bütün Dertler...


ağzıma sıçtınnnn... Candann..

ablacım böyle mi şarkı yapılır ? Böyle içten mi söylenir bir şarkı ?

KIRIK KALPLERR...

Kendini eğlenmeye verir kırık kalpler.

sanki unutulurmuş gibi bütün dertler...

edie beni mimlemişti epey bir süre önce. şimdi yazıcam o anlamsız ama anlam kattığım 5 yeri.


1- İSTANBUL ( balçık, çamur, zifir, pislik ama şeyten tüyü olan yer. pislikleri sevdiğim için hep burada olmak istiyorum)


2- HÜNKAR ( Şu sıralar kırık kalpler mekanı :)


3-BANYO ( Suyun kafamın üzerinden inerken, ellibin tilkinin aynı anda hareket ettiği ve bir türlü kuyruklarını yakalayamadığım mekan)


4- EDİRNE ( 3 Yıldır kaçış yerim )


hayatımda çoğu yer o kadar önemsiz ki o yüzden 5 yeri yazamadım Edie'cim. belkide gereğinden fazla önem vermediğimden enteresan bir ruh halim var. herşeyden herkesden çok çabuk vazgeçiyorum. o nedenle az yer geliyor aklıma.

5. mekan değilde kişi olsun. perikızı mutlu ediyor beni. onun yanında olmamın bir sebebi yok delilikleriyle seviyorum onu herşeyine piki diyebilirm. çünkü; sıkmıyor fazla sorgulamıyor.


doldurun kadehleri içelim beraber. yılların yorgunluğu geçene kadar..

Sözleşmeden Buluşuverir Kırık Kalpler :)







26 Kasım 2009 Perşembe

Gündüz Düşleri


Günaydınn.....


hiç var olmamış bir dünyayı gerçek sananlar. bırakın ulan peşimiii..


Bu sabah çok güzel uyandım. yataktan kalkmak gelmedi hiç içimden. iş yerleri yarım gün çalışıyorlar ve ben bu yarım günlük hakkımı öğleden sonra kullansam diye cekoyu aradım. tabiki tepkisi malumunuz ..istifanı mı veriyosun anlamadım oldu. yok ya şaka yapıyorum geldim geldim ve kapadım telefonu. yüzümde yastık izi ayılmaya hazırlandım. yarı uyanık otobüse yetişmeye çalışıyorum her sabahki hallerim ayakkabılarımı bağlamadan çıkmışım. otobüste hallederiz dedim ama fırsat kalmadan kapaklandım merdivenlere :)) ben çok gülerim düşene ve düştüğümde.. biliyordum bir gün bu ipcikler yüzünden başıma geleceği.. neyse motora kadar kazasız belasız gidebildim.


karşımda sırtı bana dönük gazetesi, bana açık bir amca ve gazetenin koca başlıkları burnumun direğini sızlattı. bir intihar başlığı ve adamın son sözleri şu ULAN PARA ÖBÜR DÜNYADA DA KARŞIMA ÇIKMA... ne hallere geldik ya her gün lidyalılara küfür türetmekten küfür hazinem genişledi. Asurlular da olabilir iki soyada sövüyorum. yatcak yerleriniz yok ulan sizin. ne bu kağıt parçalarına olan arzumuz? nedir bu bitmek tükenmek bilmeyen tüketme isteğimiz..?? parasız ve namsız hiç bir olayı halledemememiz nedir bu bağımlılıklarımız? sor bana okuyucu.. haydi sor sor.. parasız yapabilir misin? diye. yok kardeşim çok geç kaldım. zamanında evde otursaydım bunlar başıma gelmezdi ne güzel her şeyden bir haber borçsuz, sorunsuz, aza kanaat eden çok istemiyen bir kişilik olurdum. ama şimdi çağırıyorsun beni günaha ULAN PARA sen şeytan mısınnn..?


On dakikalık karşıya geçiş yolculuğum var gazetenin arka sayfasını çevirdi amcam. yine büyük bir başlık TERASTA SEKS size yemin ediyorum yanımda ki ve çaprazımda ki er kişileri görmeniz lazım hepsi bir horoz kıvamında dikildiler. benim gözlerim ise onlarda. nasıl zevkli oluyor onların o salak hallerini görmek.. :) adamlar zevke gelecek neredeyse yuh be dedim. Eykeklerrr size soruyorum neden böylesiniz ? neden bu kadar doyum hazineniz kıt? hiç doymuyorsunuz. motor yanaşana kadar hepsi pür dikkat fotoğrafa baktı hepsini analiz ediyoruz birtek yazıyı okuyan yok :)) başlıktaki seks'e aldırmayın fotoğrafta bir er ve bir hatun kişi öpüşüyorlar. abartılı bir başlık atmış yazan. ama haklıda nasıl ilgi çekeceğini çok iyi biliyor. ah ah

yurdum erkeği nasıl hayaller kurdu kimbilir zihninde. o engin fantezilerini nerelerden geçirdi kim bilir..



19 Kasım 2009 Perşembe

Kafam binbeşyüz :(


Selammm ey ahali...




yaklaşık 2 aydır içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor.aslında o kadar çok şey var ki yazılacak amma velakin cümbür cemaatin hep zoruna gitmişim ben :)) buda yeni çıktı içimden geldi şimdi.



halimi görsen ve birde beni tanısan şu halime inanmazsın inan bak. ne oluyor böyle neler yapıyorum ben. iyide oldu kimseye aldırmıyorum acı besler boşvermiş bünyeyi. şimdi kıyamet kopuyor kaç deseler gelsin lan derim o da gelsin ecüş mecüş hepsi, sura falan üflensin bu halde
parmağamı oynatamam. zaten gidilecek mekan belli değil mi bırakın kopsun kıyamet. bir de o gelsin üstüme tam olsun. Bütün kötü alışkanlıklarıma yeniden başlamayı düşünüyorum şu sıralar sokarım ulan böyle aşkın ızdırabına (aşık falan değilim he yanlış anlama sadece kara büyü var üzerimde).



ekim sonunda bizim esas oğlan geldi hani benim midesiz konumuna düştüğüm; hani Alamanyalı. Geldi ve gitti çok güzel vakit geçirdik süperdi çok eğlendim bol bol güldüm. sanki açım ya gülmeye. canlarım hiç bir zaman gülmek için bir sebebim olmadı ki. hele periyle bir araya gelelim gözümüzü kaşısak gülüyoruz. evet nerde kalmıştım herşey çok güzeldi bir kaç küçük tatsızlık dışında. dedim ya sallamıyorum artık. ayrıldık koca adamla. koca adam dediğime bakma öyle iri yarı bişey değilmiş ilk gördüğümde şoke oldum ama çaktırmadım. sevimli çok şirinnn. sevdim sevmiştimmmm :)



şimdi kafam allak bullak boşluktayım sanki. bir arkadaşla aramız açıldı yapcak bişey yok sağlık olsun dedim. o da böyle olmasını istiyor gibiydi çok durmadım üstünde. bazen kendini ifade edemeyebilir insan umursamıyorum artık insanlırı. hayat çok kısa ve güzel herkes için üzülmek bir yere kadar. anlamayana çok fazla çene yormıycaksın onu öğrendim.


biraz önce balkona sigara molasına çıktım. Nazım Hikmetin o çok sevdiğim şiirlerinden biri geldi aklıma.




Durup dururken içimde bir şeyler kopup tıkıyor boğazımı,
Durup dururken sıçrayıp kalkıyorum yarıda bırakıp yazımı,
Durup dururken rüya görüyorum bir otelde, holde, ayakta,
Durup dururken çarpıyor alnıma kaldırımdaki ağaç,
Durup dururken bir kurt uluyor aya karşı bahtsız, öfkeli, aç,
Durup dururken yıldızlar inip sallanıyor bir bahçede, salıncakta,
Durup dururken mezardaki halim geçiyor aklımdan,
Durup dururken kafamda bir güneşli duman,
Durup dururken hiç bitmeyecekmiş gibi bağlanıyorum başladığım güne,
Ve her seferinde sen çıkıyorsun suyun yüzüne...



canım sıkkın okuyucu artık insan istemiyorum yanımda eve hayvan almaya karar verdim. ama onun bile vahşisiniistiyorum o ne öyle kuş, kedi, balık. al şöyle pirena, piton, timsah falan atraksiyon olsun :)


30 Eylül 2009 Çarşamba

AŞK hangisinde ?


Acısız olmuyor aşk.
onu sevebilmek..
herşeyiyle kabullenmek.
dikenleri battıkça,
o acıdan haz alabilmek.
aşk bu olsa gerek.


sürekli soru işaretleri kalmalı beyninde.
seni çıldırtmali yaptığı belirsiz şeylerle.
saatlere bakmalısın kaçı gösteriyor diye.
13:31-14:14-15:15 evet beni düşünüyor demelisin..
peki o zaman neden aramıyor diye saçmalamalısın.


onu gördüğünde kulakların duymamalı,
gözlerin bakar kör olmalılar,
ayakların bir adım daha atamamalı,
elini kolunu koyacak yer bulamamalısın.
yaptığı salakça şeylere çok kızsanda,
o yapıyorsa eğer güzel gelmeli sana.
yemek yiyemiyecek durumda olmalısın.
ya da aşırı yemek durumundasındır.
mide bulantıları çekmelisin,
sana acı veren her sözün ardından.


sana söylediği bütün bahanelerinde,
kan beynine tazyik halinde fışkırmalı.
ve sonra, kendince bir bahanesi olmalı
o aşık kalbinin.


eğer hiç aşık olmamışsan.
sevebildiğin bütün insanlarda,
bunları yaşamamışsan.
sormalısın kendine bunun adı aşk mı diye ?


iki insan varsa o küçük kalbinde,
birini ayda, hafta da bir görüp.
her gördüğünde kulakların duymaz,
gözlerin görmez ve adımların çalışmaz durumdaysa.
ve diğerini sevdiğini söylüyorsan seni mutlu edebiliyorsa.
acaba aşk hangisinde ? sormalısın kendine..


3 Eylül 2009 Perşembe

DÜŞÜNCELERİNİN İÇİNDE SIKIŞIP KALMAK..!!


anlık yaşıyorum artık mutluluklarımı.

seviyor musun ? hiç sorgulamıycaksın.

sevginin ölçüsü olur mu hiç ? olmaz tabiki.

bırakıyorum artık herkes kendince sevsin.

sorgulamıycaksın nasıl seviyorsun diye.

kimi kör düğüm gibi sever,

kimi ise iyi bağlanamamış, kendini salı vermiş bir ip gibi.

sen onu her an çözülecek gibi görürsün.

kızarsın, üzülürsün, hırçınlaşırsın, içinden küfredersin belki.

ama aslında onunda içinde ne fırtınalar kopmaktadır.

aslında o mutsuzdur bu durumundan.

yapacak fazla birşeyi yoktur. yaradılışı öyledir.

durulmalı artık. hiç kimseye kulak vermeden,

sonunun ne olacağını düşünmeden,

onun bile senin hakkında ne düşündüğünü önemsemeden,

sorguzuz ve kendince sevmeli artık.

hırçın seviyorum. istemeden kalp kırıyorum çoğu zaman,

can acıtıyorum. ben buyum değişemem ki.

canımın acıdığında canını acıtıyorum.

ben buyum deyip geçiştiriyorum.

ben bumuyum? yoksa sonradan mı böyle oldum?

çok sevmişmiydim bende?

inan benim kafamda da bir çok soru var.

cevaplarını düşünmek istemediğim.

düşününce kendimden kaçtığım sorular.

derine inersek çıkamayız.

bırakalım herkes kendince sevsin.

ölçüsüz, hesapsız, değişiklikleri görünce değişmeden. hep aynı kalarak.

aşk gözle değil ruhla görülür.

bunu hissederek sevmek istiyorum.
benide böyle sevmeni istiyorum.